19 Şubat 2015 Perşembe

senin devinim

korkuyla yakalanmıştır gençligin çiçeği,
ama bir defa tutulduysa
hilali beklemek boşa.
bir yeşilçay kokusunda iliklerinde duygular
öylece boşala boşala...

gündüzdü ilkin gece oluyor
ilkin gece vardı gündüze dönüyor.
yalnızca eylemler ve boylamlar değiştirebilir bunları
sen
içini ılık tut.
içini günlerle bağdaştırma geceyle, 
bütüüün bunlar yalnız buradasın diye.

herşey değişir
 aylar güneşler nehirler
akıp gider herşey olmaklar ırmağında
derinin içinde bir canavar zorlar ha zorlar gövdeni
ondan korkmadan açabilirsen gövdeni
ki zaten korkuyla yakalanmıştır varlığın ilk çiçeği.

kolay değil
 elbet kolay değildir ama ne kolay ki
bu kurulan pazarlar dikilen direkler 
birinin düşmesi bir çocuğun alnının ortasına
ölümler kalımlar canpazarları yoğun bakımlar
kolay mı sandın burada değilsin diye tüm bunlar.

elbet bir vadisi vardır aradığın sıcaklığın
çöl soğukları da aratmaz ne kutupları ne alaskayı
mesele seni istediğin yere yürütecek ayakların var mı
uçuracak kanatların
istemekten vazgeçmeyeceğin dek ağrın var mı
kırıldığında telkinlerle gelecek bir kendin
nesneler de boşa
kendinin suyu olmaya yetecek kadar
yaşamın ve suyun varsa
açıl.
belki korkuyla.
yakalanmıştır.
olmanın.
sineği.
dinmeyecek dinmeyecek
dinmeyecektir hiç evrenin sonsuz ne türküsü ve nezaketi.

gözlerine bak. 
gözlerine bak.
gövdendeki canavarın suya ihtiyacı var
havaya ve neşeye ihtiyacı var.
derine. dokunmaya. ihtiyacı. var.

korkuyla yakalayın birbirinizi ve birbirinizi kaybetmekten hep korkun.
size çiçekler, yeşiller öneriyor evren.
koşun.