13 Ekim 2014 Pazartesi

O.can.

bir yokluğun ağır kederini soluyorum
can yanıyor. O.can yanmalıdır oysazatenama.
doğanın dengesinde söğüdün kendini tüketen savaşıdır çünki bu
kadınaysa hep hayal kalmıştır. ve kadın hep hayal kalmıştır
ayak parmakların üstünde sessizce süzülen
kendi gövdesini ancak kendi doyuran
doğurgan bir ananın öfkesini kim es geçebilir?
istiyorsa n asılsa kaybedebilir
mühim ki yol sorsundur, yanyana geçsindir.

terleyen eller geride, adamda naif kadın gerginliği
bel incesi söz nüktesi çatı perdesi
bunların yanında keder, kadınındır tercihi olmadığı içün
bu yadetmeklerle içimiz daralmıştır da topyekün.

böyle safiyanelik onun düzlüğünü bozabilir
çünki şahlanmayı taşıyordur içinde şehirlerarası koşabilmek
öyle sarsılmaktır ki yol doğurur eşzamanlı sevmek ve bitmek.

güç kadında. can yanmaktadır. oysa O.can zaten yanmalıdır.
hem taşıdığından kendini yokeden şehirler kederini
-gonoreden biraz- ellerinin titrek telaşından. yanmalıdır. yanmalıdır.

herşeyi mahvetmenin bir kere daha mümkün olmadığı 
bir yer vardı biliyorduk,
biliyorduk, bundandı bir gün orada olmak zorundaydık.
aşkın tanımını kim yapacak geride, değil çiçekler içinde
yine de mutlu ama hep dipte, uzanık kalmış şuradaki varlığımız dışında
-hangi gün bağışlar kadını -belki adını bağışlarsa-
O.can.
hangi hayatı hangi yaşadıydık.
biliyorduk öldürmek bizdendi.paylaşılamazdı.
öldürdük, bizdendi.paylaşılmadı.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder