3 Mart 2012 Cumartesi

Onbuçuk*


kocaman yeşil bir parkta; bir şarkı söyledim
tam içimden.
Bütün bir ömrü alırdı içine açsa kapılarını-
oysa acıtıyordu yalnız;

onbuçuğa biletim vardı.

herşey güzeldi ve doyumsuz,
sözsüz ve şarkısız da güzel tenin-
çocuğu gözlerinin//

Ellerini hiç söylemiyorum,
çocukluğum-sırdaşım
ve en naif, tılsımlı anı ömrümün,
işte birleşiyorduk
ağzımızdan trenler ve vapurlar
gidip-geliyordu şehirler arası.
Oysa sizin oralar deniz nedir bilmezdi.

ve on buçuğa biletim vardı.

Beni suratın ağırlamamıştı,
suratın uğurlamadı
seninle uyuyorduk/ biletim elimde terliyordu.
Yüzümüz ıslaktı, yağmur yağmıyordu.
Lirikti dünya,
omuzlarımızdan inmişti lirik,

on buçuğa biletim vardı.

gitmek üzere gelmiş iki güvercin gibiydik,
Önce bir ormanı uçtuk, sonra bir parkı
sonra üç şehri,
bir kaç binanın üzerinden yavaşça süzüldük
son bildiğim;
yere inmedikti,

Biletin bir nüshasını biletçiye verdim,

Martılar intihar ediyordu İstanbul'da
Bahar uzaktı.
sen tam şurada bir yerdeydin
Adın bana yaşatan herşeyi andırıyordu,
adın bana; dünyayı andırıyordu,
Sabah pervazda güvercinler/
GÜNAYDIN deyip gülümsüyordu,

belki sen değildin hiç biri
/sevgilim/
inanması bile çok güzeldi...


Aylar önce on buçuğa kesilmiş
Biletin yarısını
cüzdanımda saklıyorum...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder